Portekiz'de İlk Hafta Hayatta Kalabildim (İlk 2 günüm)

 Herkese tekrardan merhaba,

Ben çok sevdiğiniz yazar BEY. Bugün sizlere birinci haftada yaşadıklarımdan bahsetmeye çalışacağım.  😅 Arada unuttuğum noktalar var ama 

    Önceki yayınımda bahsettiğim gibi kendi evime gittim gece ve uyudum direkt. Sabah duşumu aldım, sonra anamın yaptığı mis gibi poğaçaları yedim tek başıma. Çünkü diğer arkadaşlar 9 - 9.30 gibi ofiste olmaları gerekiyordu, o yüzden erkenden gittiler. Ben de saat 10 da ofiste olacaktım, o yüzden kalktım duşumu aldım odamı topladım birazcık, yani eşyalarımı dolaba yerleştirdim. Çünkü gece geldiğimde bavulları direkt dolaba atmıştım. 

    Şimdi siz evimi de merak ediyorsunuzdur. Hemen anlatıyorum. Evimiz 3 oda bir salon bir mutfaktan oluşmakta. Haa ayrıca bir tane de büyük banyomuz var. 3 odanın iki tanesi tek kişilik bir odada ise iki kişi kalıyor, ama bu durum proje sonuna kadar devam etmeyecekmiş. Yaklaşık bir ay sonra ekim ayının ortasında yani projenin ortasında odaları değiştireceğiz. Güzel çözüm üretmişler bu duruma. Tekli odaların birinde banyo ve tuvalette var. Tekli odadakiler orayı kullanıyor, iki kişilik odada kalanlar yani ben ve İspanyol arkadaş ise biraz daha büyük olan banyoyu kullanıyoruz. Mutfak ve salon ortak kullanım alanımız, salonu pek ortak kullanamasak da çünkü bazı arkadaşlarımız hep film izliyor tek başına. Neyse buraya girmicem burası apayrı bir dünya çünkü. Bizim odamızdaki boş alan baya az aslında çokta az değil de oranladığımızda az oluyor. Arka bahçeye bakıyor bizim penceremiz, arka bahçede bizim alt komşuya ait. Tavuk kümesi filan var ama tavukları yok bir tane küçücük manyak bir kedileri var. Ama çok tatlış bir kedi. Bir gün kaçırabilirim bizim eve. Diğer odalar ise sokağa bakıyor. Biraz sıcak oluyor galiba ama bizim odada dar olduğu için sıcak oluyor. Neyse çok yakında inşallah kendi odama çıkacağım, şimdiden seçtim odamın hangisi olacağını. Banyosuz olan, çünkü hem geniş hem de diğer arkadaş ikide bir girmek durumunda kalmaz. odamı temiz tutabilirim. Bekle beni ekimin ortası.

    Şimdi geldik zurnanın zırt davulun taggudutag dediği yere. Saat 10'u biraz geçmişti ofise gittim, benim sorumlum tatildeydi, o yüzden eski bir uzun dönem gönüllü arkadaş var o anlatacaktı konuyu. Şu an orada staj yapıyor ya da çalışıyor tam bilmiyorum durumunu. Aaaa bu arada finans işlerinden sorumlu bir ablamız vardı, onunla tanıştım çok nazik bir insandı. Odaya geçtik herkes elindeki belgeleri ortaya döktü. Herkesin elinde çok önemli kozlar vardı. Şaka şaka, işte ben anlaşmamı çıkarttım üzerinden geçelim diye. Başladık bildiğim şeyleri konuşmaya. Sıra proje süresine gelmişti, normalde 9 aylık bir proje ama benim vizem 2 ay uğraştırdığı için 7 aylıktı benim için. Ama ilk başta yanlış kullanılan cümlelerden dolayı 2 ay daha uzatıldı yani 9 ay yapacağım söylendi. Ama benim başka planlarım olduğu için katılamayacağımı söyledim. Nedenin açıklayınca ha tamam sorun olmaz gibi cümleler kullanıldı yine de bu durumu gerçek sorumlumla konuşmak gerekiyordu. Onu bekleyecektim. Daha sonra bir kaç etkinlik sonrasında öğle yemeği için eve doğru yol aldık. Ev zaten çok uzak değil ofise 10-15 dakika mesafede, eve vardık ilk gün misafirmişim İtalyan bir arkadaş ofis çalışanı bize makarna yaptı. Ama makarnaları pişmemiş oluyor genelde. Ama yedik bir şeyler ellerine sağlık :D Yemek sonrasında direkt olarak TEIA adlı kuruluşu ziyaret ettik, çünkü hikayenin devamında orada önemli işler yapacaktım. Ziyaret ettik oradaki benden sorumlu kişiye tanıştım aslında tam sorumlu değil de sorumlu yardımcısı gibi onunla çalışıyorum genelde. Ama çok İngilizceleri iyi değil benim de değil ama çok olsun. Biraz ofisi filan gezdik, aldıkları ödülleri, yaptıkları etkinliklerden filan bahsettiler biraz. Güzeldi ama çok fazla bilgi dolmuştu kafam. Ayrıca ofis gezisinden sonra ev arkadaşlarımla oturup, kurallar filan koymaya çalıştık, birbirimizi tanımaya çalıştık daha fazla. Eve dönerken de yürüyerek geldik güzelce. Akşam yürümek iyi geldi. Dönerken de diğer çalışma alanım olan Ponto Ja'ya uğradık ama kapalıydı. Dışarıdan baktık öyle. 

10 Ağustos 2021 tarihi benim için böyle bitmiş oldu. 

(Ne çok şey sığdırmışsın bir güne diyenleriniz var de mi?)

Şimdi sırada ikinci bilgi dolu günümüze başlıyoruz. Yine sabah kahvaltısında poğaçamı T.C. den getirdiğim çayıma kahvatımı yaptım.

Bu da harika çayımdan görüntüler.

Bir yer vardı bugün uğranılacak hayvanlarla ilgilenilen bir yer, ama orada çalışmayacağım için gitmedim oraya ben evde takıldım. Yorgunluğumu atmak için. Daha sonra ofise geldim, mind map dediğimiz şeyleri filan yaptık, sonra yine yemek vakti, çok uzatmıcam şu an detaylarla. Aslında bunları günlük olarak yazsaymışım daha iyiymiş. Ve öğleden sonra geldi Mariana ile tanışma vakti, Mariana Ponto Ja'nın sorumlusu. Onunla tanıştım, iyi birisi İngilizce de konuşabiliyor, daha ne olsun. Tanışmadan sonra geldik eğlenceli olması gerekirken sıkıcı geçen bir etkinliğe "Mission Impossible" diye bir etkinlik ama "Discover Portimao" da denilebilirdi buna. 


Çünkü elimize verilen görev listesini tamamlamaya çalıştık, ama ekip çok iyi değildi ondan pek zevk almadım. Yine de iyiydi, çok harika bir şaheser yaptım, fotoğrafını bulunca buraya iliştireceğim. (Şaheserimi bulamadım, üzdü.)
Tatlı yememiz gereken bir görev vardı ama bilin bakalın kimin ekibi adam akıllı bunu bile yapamadı, tabikideee ..... Siz anladınız. Ama her iki ekibinde başında bir sorumlu gibi bir şeyi vardı yani suç kimin dememe gerek yok. Neyse gittik Pastel da Nata yasaktı yani o zaten en meşhuruydu, başka bulmamız gerekiyordu ama gittik ondan yedik. Aç mı kalak demi ama. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Portekiz'e Ayak Basıyorum

Lizbon'u da Gezmedik Demeyiz Artık